Bu Blogda Ara

13 Ocak 2012 Cuma

Milyonda Bir: Amatör Mısır Bilimcisi

Cüruf briketleri, kaldırım taşları, ipler, makaralar ve tahta ile donanmış olarak, Nepean’lı Dominic Raina, deneyi için, evinin arka bahçesine çıktı. 


OTTAWA — Dominic Raina’nın kartviziti; ismini, telefon numarasını ve bir tarafında uzanan eşkenar üçgeni taşıyan basit bir meseledir. Üçgenin altında, Raina’nın sunduğu şu hizmet yazılıdır: “PİRAMİT İNŞAATININ SUNUMLARI”. Üçgeni üzerinde, Raina’nın, Eski Mısırlıların, büyük piramitlerin inşa edilmesi için, dev kaya parçalarını, nasıl taşıyarak, yerlerine yükselttikleri sorusuna dair çözümünün, şu ipuçlarını veren, “NO-MOSS-NICK” takma adı vardır: Yuvarlanan taş, yosun tutmaz.



Nepean’daki evinin oturma odasında, teorilerini kanıtlamak için; kaldırım taşları, kalın ağaç tahtaları, ipler, kribıc tahtaları, kroket çomakları ile işe başlıyor. İlgilendiği sayfalar, kırmızı şeritlerle işaretli olmakla birlikte, Mısır ve piramitler hakkındaki pek çok kitap, kahve masasının üzerinde duruyor.

Raina; yerde, dev taş kaya parçasını sürükleyen, düzinelerce işçiyi tasvir eden örnek içeren, bir sayfayı açıyor. Geniş olarak kabul edilen teori, piramitleri inşa etmekte kullanılan 2 ton çerçeveli parçaların (her birinin), (her biri, yaklaşık, kendi ağırlığı kadarını çeken) 45 kadar işçiyle sürüklenmiş olduğuna inanmaktadır.

Bu arada, Nepean’daki evinin dış tarafındaki garaj ile cadde arasındaki özel yolda, 77 yaşındaki dul ve iki yetişkin erkek babası; her biri, 39 libre (17,71 kg) gelen; toplamda, Raina’nın ağırlığının kabaca 7-8 katı kadarı, yani 1.287 libre (584,3 kg) ağırlığı olan, 33 kare teras taşından bir parça meydana getirdi. Daha sonra, o kadar çaba harcamadan, bunları, bizzat, hareket ettirdi.

Raina’nın ordudaki kariyeri, havacılık kazalarındaki itfaiyeciliği ve kurtarma çalışmalarını kapsıyordu. Görevinden emekli olunca, pencere uzmanı olarak, ev iyileştirme alanına girdi. Özellikle parlak olduğunu düşünmüyor ve mühendis de değil. Ve aynı şekilde, Mısırlıların, 4.500 yıl önce, tam kendisi kadar ya da daha zeki olduklarından ve kendi yaptığı ile aynı etkinlikteki sistemleri kullanmış olabileceklerinden de şüphe duyuyor. Gerçekten, bir çocuğun bile, bunu yapabileceğini söylüyor,

Kanada’nın Quebec Eyaleti’nde, Val-d’Or’un (Altın Vadisi) kuzeyindeki Saint-Marc-de-Figuery’de doğmuş olan Dominic Raina, Ottowa bölgesinde, ilk olarak, ebeveynlerinin çiftlik kiraladığı Billings Bridge civarında; daha sonra ise, Kemptville yakınındaki bir çiftlikte büyüdü.

Doğu Ontario çiftliğinde bulunmasından dolayı, kayalar hakkında bilgi sahibiydi ve at ve tahta kızak ya da kızak kullanarak, onları hareket ettiriyordu. “Kendi ağırlığı kadar olan taşları çekilebilecek, çok iyi bir ata gerek duyulurdu”, diye belirtiyor.

Ancak, kayaların sürüklendiğini gösteren bir TV belgeseli izledikten sonra, büyük piramitler sorununa, kendi kaya hareket ettirme tecrübesini uygulaması, yaklaşık, 25 yıl önce gerçekleşti.

“Kayalar üzerindeki deneyimime dayanarak, o şekilde kayaları hareket ettirmenin, hiçbir yolu olmadığını söyledim. Tam tamına yetersizdir.”

Şunu da sözlerine ekliyor: “Bir çelişki vardı. Bir yandan, Mısırlılar, çok büyük örgütlenme kabiliyetleri olan, becerikli mühendislerdi. Mısır bilimcilerin, bunları, sürüklenen kaya örtüsüne dayandırdıklarına inanmam, oldukça zordu.”

Bu nedenle; cüruf briketleri, kaldırım taşları, ipler, makaralar ve tahta ile donanmış olarak, zemin katına indi ve deneyini yapacağı bahçesine çıktı. Daha çocukken bile, kaldıramayacağınız bir kayayı hareket ettirmek istediğinizde, onu sürüklemeyeceğinizi biliyordu; onu, uçtan uca yuvarlardınız. Ancak bu kayalar, dört köşeli hale getirilmişti. Mısırlılar, bunları, nasıl hareket ettirmişti?

“Çapraz bilmece çözmeyi severim.”, diyor. “Bu, çözülmesi gereken başka bir bilmeceydi.”

“İşi, giderek derinleştirdim ve bu, beni kızdırmaya başlamıştı.”

Oturma odasında, Raina, gri bir kaldırım taşı tutuyor. Taşın dört uzun kenarının her birine, (her biri) bir inç ya da daha büyük genişlikteki uzun dar tahta parçaları takmıştır. Yumuşak eğimli üç ayak uzunluğundaki kalın tahta üzerinde, taşı bırakıyor ve onu hareket ettirmeye başlıyor. Artık, hemen hemen, şekil olarak, sekiz kenarlı olan, kaplanmış taş, kalın tahta boyunca, kolayca yuvarlanmaktadır.

Piramit taşlarının nakledilme biçiminin, böyle olduğundan emin ve varlığını kanıtlayacak hiçbir değişmez kanıt olmadığı halde, bunun, teorisini desteklemeye yettiğine inanıyor.

Kendi ağırlığının 50 misli dışkı topağını yuvarlayabilmekte olan, Afrika bok böceğini gösteren bir başka TV belgeselini seyrederken, yeni şeyler öğrenmeye devam ettik. Raina, - eski Mısırlılarca kutsal sayılmış ve resim yazılarında (hiyeroglif) ve kartuşlarında*, kutsal bok böceği şeklinde, bol bol tasvir edilmiş olan - kutsal bok böceğinin, bir bok böceği türü olduğunu keşfetmiştir.

“Bunu gördüğümde, yaptığım şey konusunda, bana, yeni bir sağlam onay verdi.”, diyor.

Mısır bilimcilerin, kutsal bok böceklerinin çizimlerine baktıklarında, teknik bilgilerini değil, sadece, simgeciliğini gördüklerini belirtiyor. Eğer kartuşlarına bakarsanız, orada, teknik bilgilerin de olduğunu fark edersiniz. Ve kendileriyle beraber, mühendislerin ve teknik ressamların da, bu çizimlerin bazılarına bakmalarını ve bu şekilde, içerdikleri teknik bilgilerin ne olduğunu anlamalarını temenni ediyorum.

Ayrıca, temelde, yukarıdaki yerine yürütmek suretiyle, (her bir parçanın) her iki tarafına ancak ortasına yakın biçimde yerleştirilmiş bir dizi tahta çivi ve delik kullanarak, parçaları, yerden, 200 metre uzağa taşıyıp, yerleştirmenin etkili bir yolunu ortaya attı. Düşüncesinin, bu parçaları hareket ettirmenin ve kaldırmanın en etkin yolunu ortaya atacak kadar, parlak olduğuna inanmıyor; sözü edilen bilim adamlarının, bunları gözden kaçırarak, ihmal ettiğini düşünüyor.

Ve muhtemelen, garip bir şekilde, ne piramitleri ziyaret etmiş ne de bunu yapmak için, karşı konulamaz bir dürtü hissetmiştir. “Bu araştırmayı gerçekleştirmem için gereken her şey, burada!”, diyor.

Bu günlerde, okullarda, fuarlarda, müzelerde ve kütüphanelerde, gösteriler düzenlemektedir. Özellikle çocukların; kendi ağırlıklarının, on iki (bir düzine) misli ağırlıkları hareket ettirebilmekten hoşlandığını belirtiyor. 2004’te, İtalyan arkeoloji dergisi Hera, kendisinin tezlerinin kaba hatlarını ortaya koyan bir makale yayınlamıştır.

Kendi kayaları hareket ettirme sistemini, Mısırlıların, gerçekten, kullanıp kullanmadığını asla bilemeyeceğini de kabul ediyor.

“Kutsal bok böceğine yüklemiş oldukları öneme dayanarak, ve birisi, o zaman mevcut olan maddelere göre, daha etkin bir usul ortaya koyuncaya kadar, onların, bu sistemi ya da benzerini kullandıklarından eminim”.

(*): Firavunun 5 isminden ikisini çevreleyen, büyü ile ilgili yumurta biçimindeki çerçeve. Kartuş, bir ucu düğümlenmiş olan, ip ilmeğini temsil ediyordu. “Güneşin çevrelediği her şey”in simgesi idi. Kartuş ismi, Napolyon’un Mısır’ı işgalinden sonra türetilmiş, Fransızca bir kelimedir. Fransız askerleri, tüm anıtlarda, yumurta şekli ile çevrelenmiş, firavun isimleri içeren resim yazılarla (hiyeroglif) karşılaştıklarında, bunların, Fransızca cartouches olarak söylenmekte olan, fişek kovanlarını veya mermileri andırdığını düşündüler ve bu isim, o günden beri, halen, varlığını sürdürmektedir.


Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder