Bu Blogda Ara

25 Aralık 2011 Pazar

Mayalar ve Mısırlılar: Mısır Bok Böceğinin Sırrı!

Sayın Okuyucularım, 

Çevirimi, K'iniç Hanaab' Pakal ve Bok Böceği iğnesi olmak üzere, iki bölüm halinde, sizlerle paylaşıyorum. Çünkü, bu yazımın anlaşılması için, Maya kralı Pakal'ı da tanımanız gerekiyor.


K'inich Hanaab' Pakal


K'iniç Hanaab' Pakal
Palenque Hükümdarı
Büyük Pakal
Saltanat
29 Temmuz 615 –31 Ağustos 683
Tam adı
K'inich Janaab' Pakal
Doğum tarihi
24 Mart 603
Ölüm tarihi
31 Mart 683 ( 80 yaşında)
Mezarı
Palenque’deki Yazıtlar Tapınağı
Halefi
Sak K'uk'
Selefi
II. K'iniç Kan B'alam
Çocukları
II. K'iniç Kan B'alam
II. K'iniç K'an Hoy Çitam
Babası
K'an Mo' Hih
Annesi
Sak K'uk'






K'iniç[1] Hanaab' Pakal (Kiniç Hanaab' Pakal) (23 Mart 603 – 28 Ağustos 683), Kolomb öncesi Orta Amerika zaman dizininin (kronoloji) Geç Klasik dönemindeki, Palenque Maya Devletinin hükümdarıydı. Yaklaşık, 68 yıllık uzun saltanat dönemi sırasında, Pakal, Palenque’nun, günümüze kadar ulaşan en tanınmış yazıtlarını ve anıtsal mimari eserlerini yaptırmıştır.

İsim

İsmi, günümüze kadar ulaşan Maya yazıtlarından, emin biçimde çözümlenmeden önce, bu hükümdar, çeşitli takma ve yakıştırma isimlerle biliniyordu ve bunların yaygın olanları içerisinde, Pakal ( ya da Pacal), “Güneş Kalkanı”, “8 Ahau” [2] ve aşina olduğumuz “Büyük Pakal” yer alıyordu.

Çağdaş kaynaklarda, ayrıca, bazen, Palenque’nun hanedan silsilesinde, kendisinin halefi ya da selefi olan, diğer “Hanaab′ Pakal”lardan ayırt edilmesi için, ismine, kral numarası ilave edilir. Kafa karıştırıcı biçimde, zaman zaman, kendisine, “I. Pakal” ya da “II. Pakal” denmektedir. Kendisine verilen “II. Pakal” adı, anne tarafından gelen dedesinin isminin de, Hanaab′ Pakal (612 yılında ölmüştür.) olmasını hesaba katmaktadır. Ancak, dedesi, “ahaw”[3] kıdemli önemli bir kimse olmasına rağmen, en son yazıt yorumlamaları; muhtemelen, kendisinin, bizzat, Palenque şehir devletinde, gerçek hükümdarlık konumunu elinde tutmadığını kabul etmektedir. Bunun yerine, I. Pakal ismi kullanıldığında, bu, kendisinin, Palenque hükümdarlığındaki tanınmış iki halefi olan Upakal K’iniç Hanaab′ Pakal’dan (742 dolaylarında hüküm sürmüştür ve ayrıca, II. Kiniç Hanaab′ Pakal olarak bilinir) ve 799’da iktidara gelmiş son bilinen Palenque hükümdarı olan, Wak Kimi Hanaab′ Pakal’dan (ayrıca, III. [Hanaab′] Pakal olarak bilinir) ayırt edilmesini sağlamaktadır.

Hayat Hikayesi

Pakal, 29 Temmuz 615’te, 12 yaşındayken tahta çıktı ve 80 yaşına kadar yaşadı. Maya dilinde, “Pakal” ismi, “kalkan” anlamına gelir. Pakal, saltanatında, Palenque’nun gücünü, Maya devletlerinin batı kısmında genişletti ve başkentinde, Maya medeniyetinin en kaliteli sanat ve mimarlık örneklerinden bazılarının gerçekleştirildiği bir inşaat programı başlattı. Kendisinden önce, Palenque’da, annesi Sak K'uk' Hanım hüküm sürüyordu. Sadece, uygun erkek veliaht bulunmadığında, Kraliçeler hüküm sürmüş gibi göründüğü için, Sak K'uk', iktidarını, resmen olgunlaştığı vakit, oğluna bırakmıştır. Vefatından sonra, Pakal’ın yerine, oğlu II. Çan Bahlum geçmiştir. Çan Bahlum’dan sonra ise, küçük erkek kardeşi II. Kan Şul iktidara geçmiştir. Ölümünden sonra, Pakal, tanrılaştırılmış ve kendisinin, torunları ile iletişim kurduğu söylenmiştir. Pakal, Yazıtlar Tapınağı’na gömülmüştür. 

Palenque, daha önceden, arkeologlarca araştırılmasına rağmen, mezarının – o zamana kadar, arkeologların dikkatinden kaçmış; deliklerinde, taş tıkaçlar bulunan, bir kalın taş dilimi ile kapanmıştır - açılmasının gizemi, Meksikalı arkeolog Alberto Luiz Lhuillier tarafından, 1948’de keşfedilmiştir. Pakal’ın mezarına inen merdivenlerden, moloz taşlarının temizlenmesi, 4 yıl sürmüş ve sonunda, 1952’de, mezarı açılmıştır. İskelet kalıntıları, halen, tabutunda yatar ve yeşim bir maske ve boncuk kolyeler giyer durumdaydı ve etrafı, Maya mitolojisinden figürleri ve hükümdarın tanrılığa yükselmesini tasvir eden, heykellerle ve stükko kabartmalarla çevriliydi. 

İskeletin dişlerinin üzerindeki aşınmanın analizinin, dişlerin sahibinin ölüm yaşını, olması gerekenden, 40 yaş genç göstermesi gerçeğinden ötürü, mezarın içerisindeki kemiklerin, gerçekten, bizzat, Pakal’a ait olduğu, tartışma konusudur. Kitabe yazarları, mezardaki yazıtların, içerisindeki kimsenin, gerçekten, K' iniç Hanaab' Pakal olduğu ve 70 yıl hüküm sürdükten sonra, 80 yaşında vefat ettiği düşüncesinde israr etmektedirler. Bazıları, bu görüşe, gliflerin (yapı süslemelerinde oyuk şeklinde yiv), aynı isimli iki ayrı kişiyi belirttiğini ve kayıt zamanı olarak, alışılmamış bir yöntem kullanıldığı savıyla karşı çıkmaktadırlar, ancak alandaki diğer uzmanlar, bu tür olasılıklara yer vermenin, Maya takvimi ve olaylarının kayıtları hakkında bilinen, diğer her şeye ters düşeceğini söylemektedirler. Bu karışıklıkla ilgili en yaygın kabul edilen açıklama, bir şeçkin olduğu için, Pakal’ın, vasat bir kişiden, daha yumuşak ve daha az aşındırıcı yiyeceklere erişebilmesi sayesinde, dişlerinin, doğal olarak, daha az aşınmaya uğradığıdır. Mezarının birebir kopyası, Meksiko City’deki Ulusal İnsan Bilimi ve Tarih Müzesinde bulunmaktadır.

Pakal’ın lahit kapağı

Yazıtlar tapınağındaki büyük oyma taş lahit kapağı, Klasik Maya sanatının tanınmış bir örneğidir. Lahit kapağının geniş ölçüde kabul edilen yorumu, Pakal’ın Maya ölüler diyarı olan, Şibalba’ya inmekte olduğudur. Kapağın kenarlarının çevresinde; Güneş’i, Ay’ı, Venüs’ü ve çeşitli takımyıldızları simgeleyen glifler yer almakta ve böylece, bu olay, gece vakti gökyüzünde yansıtılmaktadır. Onun altında, ölüler diyarını korumakta olan, Maya su tanrısı bulunmaktadır. Pakal’ın altında, Pakal’ın kaçmakta olduğu, dünya (hayat) ağacına tırmanan bir ejderhanın veya yılanın açılmamış ağzı yer almaktadır. Bu, ölüler diyarına girişin yaygın bir ikonografik (sanat biçimleri ile içeriklerinin yani anlamlarının ilişkilendirilmeleriyle) canlandırmasıdır. Bu tasvirin diğer örnekleri, (Olmek yeri) Çalkatzingo’daki 1 no.lu “El Rey” Anıtı’ndaki ve 9 no.lu Anıt’taki ve (Olmek yeri) Tabasco, La Venta’daki 4 no.lu Tapınak’taki heykellerde ve Guetamala, San Bartalo’nun Geç Klasik Öncesi Maya yerinde, son zamanlarda bulunan duvar resimlerinde yer almaktadır. 

Yazıtlar Tapınağı’ndaki K'iniç Hanaab' Pakal’ın oyma mezar kapağı. 
 


Erich von Däniken'in "Maya Astronotu"

Erich Von Daniken’in 1968 yılındaki en çok satan kitabı olan, “Tanrıların Arabaları”nda ortaya çıktığından beri, Pakal’ın mezarı, bazı “eski astronot” hayranlarının ilgi odağı olmuştur. Von Daniken, (hatalı olarak, onu, Kopan’lı olarak nitelendirerek) lahit kapağındaki çizimin, aslına uygun kopyasını çıkartmış ve Pakal’ın resimdeki duruşunu, 1960’lardaki ABD’nin insanlı ilk uzay projesi olan, Mercury Projesi (Adını, hızın simgesi olan, Roma tanrısı Merkür’den almıştır) astronotlarınınkiyle karşılaştırarak, altındaki çizimleri, roket olarak yorumlamış ve bunu, eski Maya’ya, dünya dışından geldiği varsayılan etkiye kanıt olarak sunmuştur.

Bu çerçevenin ortasında, bir adam, öne doğru eğilerek oturmaktadır. Burnunda, iki maske bulunmaktadır ve bazı denetimleri yönlendirmek için, iki elini kullanmakta olup, sol ayağının topuğu, farklı ayarlara sahip bir çeşit ayaklığın (pedal) üzerindedir. (Aracın) Arka kısmı, ondan ayrıdır; kendisi, karmaşık bir sandalye üzerinde oturmaktadır; üstelik, bu tam çerçevenin dış tarafında, egzozu andıran küçük bir alev görürsünüz.

Von Daniken’in iddiası, herhangi bir Maya uzmanınca, güvenilir bir yorum olarak kabul edilmemiştir. Örneğin, Ian Graham, şu yanıtı vermiştir: “Hayret! Kesinlikle, onu, bir uzay adamı olarak nitelendirmek için, herhangi bir gerek görmüyorum. Herhangi bir oksijen tüpü görmüyorum. Çok karakteristik biçimde çizilmiş, bir Maya yüzü görüyorum.

José Argüelles'in "Pakal Votan"ı

Bu oymanın sahte arkeolojide görüldüğü diğer bir örnek, 2012 yılında, (Argüelles’in “13 Ay” takviminde de önemli bir olay olan) “dönemin bitiricisi”[4] olarak görev yapmakta olan, “Valum Votan” isimli insan veya hayvan şeklinde vücut bulduğu iddiasında bulunan, José Argüelles’in “Pakal Votan” olarak tespit ettiği kimliktir. Daniel Pinchback de, “2012: Kuetzalkoatl’ın Dönüşü” (2006) adlı kitabında, Pakal’a değinirken “Votan” ismini kullanmıştır. Ancak, bu isim, bilimsel çalışmalar yapan arkeologlar, kitabe okuma ilmi uzmanları ve ikonografi uzmanları gibi, Maya araştırmacıları tarafından, Pakal için kullanılmamaktadır. Argüelles, Pakal ve yarı tarihsel Toltek figürü “Topiltsin Ke Akatl Kuetsalcoatl”[5] arasında bağlantı bulunduğunu iddia etmektedir, ancak bunu, arkeolojik ve yazıtsal kanıtlar desteklememektedir. Pakal’ın mezarı ile ilgili Yeni Çağ Hareketi yorumları, çağdaş Mayanizmin bir esasıdır.


                                                                                                                                                                     

[1] http://tr.wikipedia.org/wiki/Maya_dili


[2] Lord Pakal'ın yeniden dünyaya geleceğine inanan Maya papazlarınca ortaya konulmuş, ruhun bir bedenden diğerine göçme (reenkarnasyon) zamanıdır. Uzun Maya Sayımı’nı izleyenler açısından, sayımın son “8 Ahau” günü, Paskalya Yortusu'nun bitişine denk gelmekte olan, 19 Nisan 2006'ya rastlamaktadır. Bu tarihte, Lord Pakal, Büyük Dönüşüm Ayini'ni gerçekleştirecektir. Saka Takımyıldızı'ndaki Venüs ve Uranüs'ün hizasının altında bulunan, Ölüm Vadisi'ndeki “Timbişa Şoşone” kabilesiyle birlikte, dirim (abıhayat) suyu içmeyi seçmiştir.


[3] Ahaw (ayrıca eski imlada ahau); "efendi", "hükümdar", "kral" ya da "lider" olarak, çeşitli şekillerde yorumlanan bir anlamı olmakla beraber, Kolomb öncesi Maya uygarlığının kitabelerine ait yazılara dayanan, siyasal bir liderlik ünvanıdır. Belirli bir idare şeklindeki önde gelen asiller sınıfının herhangi birini gösteriyordu ve tek bir bireyle sınırlı değildi. Ahaw, dinsel faaliyetleri uyguladığı için, ayrıca, Maya papazlığının bir üyesini de belirtiyordu. Ahaw tarafından denetlenen toprağın ve etkinin büyüklüğü, epeyce değişmesine rağmen, bunun Kuhul ahaw ("tanrı efendi") şekli, bir idare şeklinin egemen liderini göstermekte olup ayrıca, teoride, başka bir kişinin, hanedanın ve devletin üstünlüğünü tanıyan kimselere de uygulanabiliyordu. Ayrıca, cinsiyetinin belirtilmesi amacıyla, genellikle, önüne İh ("kadın") eki getirilmesine rağmen, ünvan, kadınlara da veriliyordu.


[4] Valum Votan, tarihsel ve evrimsel dönemlerin programının sonu olarak, 2012 yılını tanımlayan Pakal Votan'ın ve Kuetsalkoatl'ın kehanet dönemini bitirmektedir.


[5] Topiltsin Ke Akatl Kuetsalcoatl (Prensimiz, Tek Kamış Tüylü Yılan), Nahau ve Aztek tarihsel geleneklerinin 16. yüzyıl izahlarında ortaya çıkan mitleştirilmiş bir figürdür ve burada, - Aztek geleneğine göre, Aztekler, bizzat sahneye çıkmadan önce, Meksika Vadisi ve çevresindeki bölgeyi, birkaç yüzyıl, siyasi açıdan denetiminde bulunduran - Tolteklerin 10. yüzyıldaki hükümdarı olarak tanımlanımıştır.

Sonraki nesillerde, önemli Orta Amerika tanrısı Kuetsalkoatl ile sık sık karıştırılan ya da onunla, bir arada bulunan, bir efsane figürü olmuştur. Bir tahminde, Toltek tarihinin zamanları ile Miladi takvim arasındaki ilişki belirsizliğini korumasına rağmen, bizzat, "Toltek medeniyeti" tanımının özünde olduğu kadar, 923-947 yıllarında hükümdarlık yaptığı öne sürülmektedir.




Bok Böceği İğnesi

Önce, iğnenin simgesel öneminin yorumlanması, meziyetsizdi; iğnenin bileşiminde bulunan parçalarında, Neb-khepru-Re ( Re’nin, amirane ortaya çıkması) ismi yazılmaktadır (Şekil 74b). Ancak, daha yakından incelediğinde, bok böceğinin kuyruk ucunda, aralarında, orantılı boşluklar bulunmayan, üç paralel çubuk görüyoruz (Şekil 74c). Çubukların dış kenarları ile, hilal diskin orta çizgisi arasındaki mesafe, aynı iken, her bir çubuğun iç kenarı arasındaki mesafe, orta çizgiye göre değişmektedir. Buna rağmen, iğne, bizzat, sağ ve sol yarımları arasında bakışım (simetri) göstermektedir - gerçekten, her bir kanatın içerisinde, 183 kakma taş bulunmakta olup, bunların toplamı, her bir artık yıldaki gün sayısını gösteren, 366’ya eşittir. Taşların daha yakından incelenmesi, karşılıklı kanatlardaki taşların sıraları arasında, bakışım olmadığını açığa çıkarmaktadır (Şekiller: 74d ve 75e).



Belirtilmesi gereken bir diğer nokta, her kanattaki tüylerin arasında yer alan taşların sayısıdır. Bunlar, a-g (sol kanat) ve a-f (sağ kanat) ve bunun yanında, solda, r-z ve sağda ise, r-z olarak etiketlenmiştir. Taşların toplam sayısı, artık, 197’ye denktir (Şekil 74e’deki kutulara bakınız.) Şekil 74f, güneş diskini iten bok böceğini göstermektedir. Disk, 360 derecedir. Kakma taşların toplam sayısı, 397’dir; 397-360 = 37’dir ve bu sayı, güneşin iki kutuplu manyetik alanının, gün cinsinden, dönüşünün süresidir. Güneşin kutup doruğundaki dönme süresi ile birlikte, burada, dünyanın, güneş çevresindeki 360 derecelik hareketi vurgulanmaktadır. Bu, dünyanın üzerine vuran, güneş rüzgarı ışınımına sebep veren, güneş ekvatorunun hareketi ile bağlantılı olan, doruğunun hareketidir.

Bu, güneş ile dünya arasında meydana gelen, diğer bir bilgi tabakasına erişilmesini sağlar. Güneşin ve dünyanın manyetik alanları, güneş rüzgarının, dünyanın manyetik kalkanı manyetosfer ile etkileşiminden kaynaklanan, “yay şok”ta olduğu gibi, belirgindir Karşılıklı kanatlardaki taş sıralarında bulunan sayısal farkların incelenmesi, bu yorumu daha da desteklemektedir (Şekil 73).

Burada, sütunlarda listelenen miktarlar arasındaki farklılık, belirtilmekte ve fark sütunlarının altında, cetvel haline koyulmaktadır. Bu sütunların toplamları; 1, 1 ve 1, 1’e denktir.

Sütunların birkaçı, sayı bakımından uyuşmaktadır:

9 = 9
28 = 28
17 = 17
17 = 17

Sütunlardaki numaraların birbirine denk gelen toplamları şöyledir: 9 + 28 + 17 + 17 = 71.

Palenque’deki Yazıtlar Tapınağı’nın iç tarafındaki gizli merdivenin dibindeki taş sandıkta, onbir yeşim boncuğu keşfedildi. Lord Pacal’ın boynuna taktığı kolyenin, en üstteki iki katında, 71 boncuk vardır. The Supergods kitabında (yazar tarafından), bu her iki rakamın da, gökbilimsel açıdan önemli olduğu gösterilmiştir: bir güneş lekesi devresindeki ayarlama bölümlerinin sayısı, 11 x 71 = 781; bir güneş lekesi devresi, 11 x 71 x 87,4545 = 68.302 gün (187 yıl). Devirlerin sayısı, 20’yi geçince, güneşin manyetik alanı değişir ve bu da, dünyadaki verimliliği etkiler. Burada, Tutankamun’un bok böceği iğnesi, aynı sayısal şifreyi içermektedir: gerçekten, rakamlar, iki kez ortaya çıkmaktadır – 11 x 71; 11 x 71 – tıpkı, ilk sefer, onları kaçırdığımız gibi.

Bu nedenle, iğne, şu birkaç tabakalı şifreli bilgiyi içermektedir:

1. Tutankamun’un ismi, “Neb-khpru-Re”dir.
2. Tüylerdeki taşların toplam sayısı; bir artık yılın gün sayısı olan 366’dır.
3. Güneşin kutup doruğundaki dönme süresi, 37 gündür.
4. Dünya ile güneş arasında, manyetik etkileşim vardır.
5. Güneş; güneş rüzgarı biçiminde, dışarıya tanecikler yayınlar ve bu da, dünyanın manyetik kalkanı manyetosferde, tahrife neden olur.
6. 11 ve 71 sayıları, astrolojik (yıldız falcılığı) açıdan, bazı yönlerden önemlidir ve bu da, güneş lekesinin devir süresinin, 68.302 gün olduğunu (11 x 71 x 87,4545) teyit etmektedir.


Mısırlılar, Mayalar gibi, güneşin bu gezegendeki hayatı, nasıl etkilediğini biliyordu. Bu nedenle, kendi tanrılarını, "Tanrı'nın Oğlu (sun)" olarak isimlendiriyorlardı.


Kanatlardaki taşlar, eşit olmayan taşlardan oluşmaktadır ve bu eşitsizlikler, "farklılıklar" olarak nitelendirilmektedir. Farklılıklar, gizli bir şifreyi ifşa etmektedir.

Neb-khepru-Re: Tutankamen değil, Tutankamun'dur! Tanrı'nın Güneşi'nin (oğlu) gizeminin anlaşılmasının anahtarı, budur!

Kaynaklar: 

  1. http://lovesmage.blogspot.com/2010/07/mayans-egyptians-secret-of-egyptian.html
  2. http://en.wikipedia.org/wiki/K'inich_Janaab'_Pakal



Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

HER HAKKI MAHFUZDUR.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder