Bu Blogda Ara

24 Temmuz 2011 Pazar

Avustralya’ya, Dışarıdan Getirtilerek Yerleştirilen, Bok Böceklerine Genel Bakış

AVUSTRALYA’DAKİ BOK BÖCEKLERİNİN DOĞAYA SERBEST BIRAKILMALARI


BOK BÖCEKLERİNİN DIŞARIDAN GETİRİLEREK YERLEŞTİRİLMESİNİN KISA TARİHİ

CSIRO Avustralya Bok Böceği Projesi, 1950lerde başlatıldı. Dr. George Bornemissza, Avustralya meralarındaki sığır dışkısının birikmesiyle ilişkili sorunların muhtemel nedeninin, yerel bok böceklerinin, Avustralya’daki yaklaşık 30 milyon sığırın büyük nemli dışkı kümeleriyle başa çıkamaması olduğunu fark etti. Ve 1960’da, sığır dışkısına uyum sağlayabilecek bok böceklerinin deniz aşırı ülkelerden getirilerek, Avustralya’ya yerleştirilmesini amaçlayan muhtemel bir çözüm önerdi.

Böylece, son derece başarılı proje ile aslında, gömülemeyen sığır dışkısının büyük birikiminden kaynaklanan çevresel sorunların ve üretimin düzeltilmesi amacıyla, yabancıl bok böceklerinin ithal edilmesi düşünülüyordu. Bazı Avustralya bok böceklerinin sığır dışkılarında faaliyet gösterdiği bilindiği halde, bunların aktiviteleri, Avustralya’nın sığır bölgelerinin çoğunda, önemli ve sürdürülebilir bir dışkı gömme seviyesine ulaşılması açısından yetersizdir. Büyük nemli dışkı kümelerini kullanmaya uyum sağlatılacak türlerin, Afrika’dan, Asya’dan ve Avrupa’dan buraya getirtilerek yerleştirilmesinin; besinlerin geri dönüştürülmesiyle, toprak sağlığının ve yapısının iyileştirilmesiyle, suyun daha iyi süzülmesiyle ve yüzeysel akışla topraktan giden su miktarının azaltılmasıyla, çevreye ve tarıma önemli faydaları dokunmaktadır. Ayrıca, projenin, dışkıda üreyen, Amerikan bizonu (buffalo) sinekleri ve çalı sineklerinin biyolojik kontrolünü sağlaması umulmaktadır.


Proje, CSIRO Böcek Bilimi’nden (Entomoloji) Dr. George Bornemissza tarafından başlatılmış ve geliştirilmiştir. Resmen, 1964’te başlatılmış olup, bunu izleyen 22 yıl boyunca, Avustralya’daki, Avrupa’daki ve Güney Afrika’daki birçok yerde bulunan, büyük bir bilimsel ve teknik personel burada görev almıştır. Proje, o zamanki Avustralya Et Araştırma Komitesi’nden, bu 22 yıl boyunca, önemli mali destek sağlamıştır.

Başlangıçta, bok böcekleri, birkaç yabancıl türün yerleşmiş olduğu Hawaii’den ithal edilmiştir. Avustralya Bok Böceği Projesi’nin parçası olarak, Avustralya’da, doğaya serbest bırakılan ilk böcekler, 1967’de doğal ortama salıverilen H. nomas, H. chinensis olmak üzere 2 avcı türdü. Bu gözden geçirmede, Hister türlerinden daha fazla bahsedilmemesine rağmen, 1967’deki doğaya salıverilmeleri, Avustralya’ya dışarıdan getirtilerek yerleştirilmesi (1967-2007) ile ilgili, bu 40. yıl gözden geçirmesinin miladını oluşturmaktadır.

Avustralya’da doğaya ilk serbest bırakılan bok böcekleri ailesinden (Scarabaeidae) bok böceği, Afrika türü olan Onthophagus gazella’ydı. Hawaii’den seçilip alınmış ve (burada) doğaya 1968’de salınmıştır. İlk olarak, yabancıl böceklerin güvenli bir şekilde dışarıdan getirtilip yerleştirilmesi bakımından, ikinci olarak da, sığır bok böceklerinin başarabileceği görülmeye değer dışkı gömme faaliyetini çobanlara göstermek açısından, ideal bir pilot böcek olduğu kanıtlanmıştır. Hawaii’den getirtilerek, Avustralya’ya yerleştirilip doğaya salınan diğer türler, Onthophagus Sagittarius (1968), Copris incertus (1969) ve Canthon humectus (1969) idi.

1970’de, denizaşırı keşif merkezi olarak hizmet vermek ve Avustralya’ya getirtilmesi için seçilmiş türleri üretmek üzere, Güney Afrika’da bir arazi istasyonu kuruldu. Sıkı bir ayırma (karantina) süreçleri geliştirilmiş olup, sadece, % 3 formalin (% 37’lik formaldehit çözeltisi) içerisinde, yüzeyindeki mikropları öldürülmüş yumurtalar, Avustralya’ya gönderilmiştir. Akabindeki 10 yıl içerisinde, 50’den fazla Afirka ve Avrupa bok böceği türü, Avustralya’ya gönderilmek üzere ayrılmıştır. Bunlardan, 43 tür, başarılı bir şekilde üretilip doğaya salınmıştır. Bu zaman zarfında, küçük arazi istasyonları, Fransa ve Yunanistan’da kurulmuştur. Avrupa türleri, ya doğrudan Avustralya’ya, ya daha ileri derecede değerlendirilmesi ve yetiştirilmesi için Güney Afrika’ya gönderilmiştir.

CSIRO Bok Böceği Projesi’nin vurgulanmasındaki değişiklik, 1980’de meydana gelmiştir. Araştırmalar, dışkı kümeleri içerisinde oluşan bok böcekleri, zararlı sinekler ve avcı böcekler arasındaki etkileşimlerin daha iyi anlaşılmasının sağlanmasına ve gelişim diyapozu (birçok böceğin hayatının belirli bir safhasında gelişmesinin bir sure durması olayı) olan türlerin yetiştirilmesindeki zorlukların ortadan kaldırılmasına yöneltilmiştir. Zararlı sineklerin kontrolünün ve en iyi şekilde, dışkı gömmenin başarılabilmesi için, en uygun türlerin seçilmesine yardım etmek amacıyla, Afrika ve Avustralya’nın dışkı faunası (hayvan topluluğu) arasında karşılaştırma yapılmıştır.   

Üretime yönelik araştırmadaki değişikliğin ardından, et sanayiden gelen destek, 1986’da sona ermiştir. CSIRO, aynı yıl, projeyi bitirmiştir. Böylece, proje, bu son yıllardaki seçilmiş türler, getirtilemeden önce bitmiştir.

CSIRO/WA (Batı Avustralya) Tarım Dairesi’nin, Batı Avustralya’daki çalı sineğinin kontrolü için, İspanya’dan bok böceği ithal etme projesi, 1990-1992 yıllarında faaliyete geçmiştir. Bok böcekleri, doğrudan, Victoria eyaletinin Geelong şehrindeki en üst derecede ayırma (karantina) işlemlerinin yapıldığı, Avustralya Hayvan Sağlığı Laboratuvarına ithal ediliyordu. 4 tür (Copris hispanus, Bubas bison, Bubas bubolus ve Onitis belial) dışarıdan getirtilmiş olup, bunlardan ikisi olan C. hispanus ve B. bison’un soyları, sonradan, Batı Avustralya’da doğaya serbest bırakılmıştır. 



CSIRO DOĞAYA SALINMALARININ ÖZETİ

Tablo 1, 1968 ile 1984 arasında, CSIRO tarafından, Avustralya’da, doğaya salınan 43 bok böceği türünün alfabetik listesini göstermektedir. Toplam salıverilme sayısı, ilk ve son salınmanın tarihi, ilk iyileşme tarihi verilmektedir. İlk salınma ve ilk iyileşme arasındaki yıl sayısı ve şimdiki durum da belirtilmektedir.                                                                                                 


TABLO 1. 1968 ve 1984 yılları arasında Avustralya’da salınan bok böceği türlerinin özeti.
TABLO 1. 1968 ve 1984 yılları arasında Avustralya’da salınan bok böceği türlerinin özeti.

CSIRO SALINIMLARININ ZAMAN ÇERÇEVESİ




Ocak 1968’ten Nisan 1984’e kadar, 43 türe ait, 1,73 milyon bok böceği, CSIRO Böcek Bilimi tarafından, doğaya salınmıştır. Bir yıl içerisinde, salınan kın kanatlıların en yüksek sayısı, 1980 yılındaki 281.581 olmuştur. Bir yılda, doğaya bırakılan en fazla tür sayısı, 1977’deki 22 adet olmuştur. 

CSIRO Bok Böceği Salınımlarının Tarihi




BOK BÖCEKLERİ VE SIĞIRLAR

Bok böcekleri, Avustralya’ya, öncelikli olarak sığır dışkısının gömülmesi amacıyla, dışarıdan getirilerek yerleştirilmiştir. CSIRO Bok Böceği Projesi, et sığırcılığı sanayinden, güçlü mali destek sağlamıştır. Aşağıdaki haritalar, Avustralya’daki sığır dağılımını ve yoğunluğunu (solda) göstermektedir ve sığır bölgelerinin geniş kapsamı, CSIRO tarafından, 1968-1984 döneminde, bok böceklerinin doğaya salınması (sağda) sırasında elde edilmiştir.

Avustralya'daki sığır dağılımı ve yoğunluğu (solda). Bok Böceği Salınım Bölgeleri (sağda)



BOK BÖCEKLERİNİN AVUSTRALYA’YA YERLEŞTİRİLMESİ


İYİLEŞME KAYITLARININ KAYNAKLARI

Dev bir veri sırası, Bölüm 2’de gösterilen dağılım haritalarını elde etmek için, toplanmış ve bilgi süzgecinden geçirilmiştir. Bazı şeylerin tekrarlanmasından dolayı, elde edilen ayrı kayıtların sayısının tahmin edilmesi güçtür, ancak birleştirilen veri tabanı, 7.894 veri noktası içermektedir.

Yerel kayıtlar, aşağıdaki noktalardan elde edilmiştir:

Canberra Ulusal Böcek Koleksiyonu, Queensland Müzesi, Avustralya Müzesi, Victoria Müzesi, Güney Avustralya Müzesi, Kuzey Toprakları Müzesi, AFFA, Kuzey Toprakları DPIF, Soilcam, Tazmanya Ana Sanayileri Su ve Çevre Dairesi, CSIRO Böcek Bilimi (Bok Böceği Projesi very tabanı), Kuzey Platoları Bok Böceği Ekspresi projesi, Queensland 2000-2001 Bok Böceği projesi, CSIRO Çift Sarmal projesi, Batı Avustralya Mandıra projesi,  Wendy Forno, Martin Steinbauer, Megan Hoskins, Ken Harley, Bernard Doube, Grant Flanagan, Ken Henry, Penny Edwards, Bertram Lobert.

1980lerden günümüze kadar olan tüm kayıtlar, kapsam dahilinde olup, verileri, zaman dilimlerine ayırmak için, hiçbir girişim yapılmamıştır. Bu nedenle, eğer bir tür, herhangi bir bölgede yerleştirildikten sonra, öldüyse, burada, halen yerleştiriliyor olarak görünür. Birkaç örnekte, yeni bir türün dışarıdan getirtilerek yerleştirmenin, önceden baskın olan türlerin azalmasına neden olduğu, ancak nadiren, bunun, yerel soy tükenme durumuyla sonuçlandığı bilinmektedir.


İYİLEŞME KAYITLARININ GÜVENİLİRLİĞİ

İyileşme haritalarında yer alan hemen hemen tüm veriler, uzmanlarca teşhis edilmiş örneklere dayanmaktadır. Bu örneklerin çoğu müzelerdedir. Ancak, örnekleri elde bulundurulmayan, diğer kaynaklardan gelen bazı kayıtlar da mevcuttur. Birkaç şüpheli kayıt atlanmıştır.

Yerel kayıtlarda hata potansiyeli (gizil güç) her zaman vardır. Örneğin, bir koleksiyoncu, istemeyerek, yanlış bölgesel veriler sağlayabilir ya da böcek, yanlış teşhis edilebilir. İkinci durumda, eğer örnekler, elde bulundurulmamışsa, hata yapılıp yapılmadığını ya da onun düzeltilip düzeltilmeyeceğini saptamanın yolu yoktur.


DAHA FAZLA KAYIT VAR MI?

Dağılım haritaları, sadece, eldeki verilerin imkan sağlandığı ölçüde tamdır. Şüphesiz, ek kayıtlar da mevcuttur ve gelecekte, daha da fazlası, gün ışığına çıkacaktır. Eğer kayıtlar (ve tercihen, örnekler), merkezi bir yerde toplanırsa, gelecekte, haritaların yeniden gözden geçirilmiş uyarlamalarının yolu açılabilir. Aradaki zamanda (bu zamana kadar), örnekler, “Penny Edwards, PO Box 865 MALENY Qld (Queensland) 4552”ye postalanabilir ya da kayıtlar, pbe@aapt.net.au e-posta adresine gönderilebilir.


HARİTALANMA ÖLÇEĞİ

Bok Böceği Dağılım Haritaları
Bölüm 2’deki dağılım haritaları, tüm Avustralya’yı kaplayacak ölçekte (sağdaki örnekte görüldüğü gibi) çizilmiştir. Bu, her bir türün dağılımı hakkında, ulusal bir görüş açısı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu haritalar, yerel ayrıntılar vermemektedir. Yine de, noktalar, kesindir ve detaylı yerel haritalar, yapılabilir (örneğin, en sağdaki harita).

Dağılım verilerinden bazıları, kesin yerler, bu raporda belirtilmemesi koşuluyla sağlanmıştır. Bu, temelde, arazi sahiplerinin gizliliğine saygı göstermek amacını taşımaktadır. 


KAÇ TANE TÜR YERLEŞTİ VE NEREDELER?


şarıdan getirtilen türlerden 23 tanesi, Avustralya’ya yerleşmiştir (Tablo 1). Derece kare (örneğin, bir derece enlem * 1 derece boylam) başına yerleşmiş olan tür sayısı, aşağıdaki haritada gösterilmektedir. Bir derece karedeki en yüksek tür sayısı, Toowoomba, Queensland civarındadır ve burada, birçok ılıman ve subtropik tür, bir araya gelmektedir.

Harita, kın kanatlıların yoğunluğunu değil, sadece, tür sayısını göstermektedir. Ancak, tür sayısındaki artış, muhtemelen, daha sürdürülebilir bir dışkı gömme düzeyi ile ilişkilidir. En azından, Avustralya’nın tüm sığır bölgelerinde, bir bok böceği türü bulunmaktadır (Sayfa 3’teki haritaya bakınız). Yüksek sığır yoğunluklu (km² başına 8 sığırı geçen) alanlardan, Queensland’da ve New South Wales’te (Yeni Güney Galler), 7 veya daha fazla bok böceği türü varken, güney Avustralya’daki yüksek sığır yoğunluklu alanlarda, 2-6 bok böceği türü vardır.

Bok Böcekleri Yerleşim Sayıları Haritası




YERLEŞTİLER Mİ, YERLEŞMEDİLER Mİ?

Çoğu tür için, yerleşip yerleşmedikleri açıktır. Ancak, şu andaki durumları hakkında bazı şüpheler mevcuttur.

Bir türün yerleşmesi, kın kanatlılar, ana baba neslinden olmadığı sürece, en azından, getirtildikten bir yıl sonra, bunların iyileşmesi ile belirlenir. Bunun iki istisnası, Tablo 1’de gösterilmektedir. Birincisi, Copris fallaciosus’tur. Türün ilk kez doğaya salınmasından sonraki yıl, yeni topraktan çıkan kın kanatlıya rastlanmıştır, ancak bu tarihten sonra, hiçbiri görülmemiştir. İkincisi, Sisyphus infuscatus’tur ve doğaya salınmasından 6 yıl sonra, ilk kez iyileşmiştir, ancak sonraki 24 yılda kaydedilmemiştir. Her iki tür de, halen, bulunabilmeleri mümkün olmalarına rağmen, “yerleşmemiş” olarak sınıflandırılmıştır.        

Şimdiki durumu belirsiz olan, diğer bir tür, Onthophagus obliquus’tur. Kın kanatlılar, birkaç yıl sonra, Cooktown civarında bir yerde gözlenmiştir. Ancak, son yıllarda, hiçbir tür kaydedilmemiştir ve buna, iki gözlemleme tuzağının, Cooktown çevresinde işletildiği 2001-2002 Queensland Bok Böceği Projesi dahildir. Bu rapora gore, O. obliquus, birçok yıllık inadına dayalı olarak, yerleşmiş türler arasına eklenmiştir. Copris hispanus da, yerleşen türlere dahil edilmektedir. Bu gözden geçirmede, kullanılan koleksiyonlara, dışarıdan hiçbir tür girmemiştir, ancak Williams, Batı Avustralya civarındaki doğaya salıverildikleri bölgelerde, bunlara rastlanmaktadır.






SALINMA STRATEJİSİ

Doğaya salınan kın kanatlıların sayılarının, yerleşme şansına etkisi olup olmadığının anlaşılması için, türler, sırası, serbest bırakılan kın kanatlıların sayılarının azalacak biçimde, Tablo 2’de listelenmektedir. Her bir tür için şunlar kaydedilmektedir: toplam salınma sayısı; salınım bölgelerinin (yol salınma bölgeleri dahil) sayısı; herhangi bir yerde, salınan kın kanatlıların sayısı (birkaç vesilede gerçekleşmiş olabilir) ve 500 ya da daha fazla kın kanatlının salındığı yerlerin sayısı.

TABLE 2. CSIRO Böcek Bilimi (1968-1984) tarafından salınan dışarıdan getirtilerek yerleştirilen bok böceği sayıları. Yerleşen türler, çarpıcı biçimde gri gölgeli olarak gösterilmiştir.


Tür

Toplam salınma sayısı*
Salınım yeri sayısı**
 Bir yerdeki en büyük kın kanatlı sayısı
500 kın kanatlının salındığı yerlerin sayısı
Onthophagus gazelle
420,415
421
38,870
334
Euoniticellus intermedius
248,637
443
2,900
391
Onitis alexis
186,441
251
9,000
164
Onthophagus binodis
173,018
178
5,000
164
Onthophagus Taurus
164,499
98
8,200
98
Sisyphus rubrus
85,933
38
4,000
28
Euoniticellus fulvus
76,944
37
7,950
34
Liatongus militaris
70,450
55
11,737
32
Euoniticellus africanus
49,009
172
2,000
49
Euoniticellus pallipes
46,642
28
2,800
28
Sisyphus spinipes
36,125
36
7,200
15
Onthophagus nigriventris
29,960
25
6,800
24
Onitis aygulus
18,682
19
1,712
18
Copris diversus
17,775
9
3,880
9
Geotrupes spiniger
12,082
12
1,750
12
Onitis pecuarius
11,395
11
2,000
11
Onitis vanderkelleni
10,852
21
765
18
Onthophagus obliquus
9,300
9
2,200
9
Onthophagus sagittarius
9,075
26
1,483
5
Onitis caffer
8,738
8
2,467
7
Onitis viridulus
8,008
6
1,600
6
Onitis westermanni
7,514
4
3,946
3
Copris fallaciosus
6,090
3
2,112
3
Onitis crenatus
4,083
6
2,020
2
Copris incertus
2,973
20
399
0
Onthophagus foliaceus
2,778
4
1,218
4
Onthophagus bubalus
2,485
5
500
4
Copris elphenor
2,287
2
2,105
1
Onthophagus opacicollis
2,100
3
1,000
3
Bubas bison
1,613***
3
586
3
Onitis uncinatus
1,246
1
1,246
1
Sisyphus infuscatus
1,190
2
890
1
Onthophagus cameloides
1,112
1
1,112
1
Onthophagus vacca
710
2
391
0
Allogymnopleurus thalassinus
461
1
461
0
Chironitis scabrosus
400
1
400
0
Onitis deceptor
359
1
359
0
Copris hispanus
294****
2
264
0
Copris bornemissza
197
1
197
0
Canthon humectus
164
1
164
0
Copris lunaris
96
1
96
0
Sisyphus fortuitus
90
1
90
0
Sisyphus mirabilis
53
1
53
0

* = CSIRO Böcek Bilimi tarafından, 1968-1984 arasındaki, bazı yeniden dağılımı kapsar.                                                    ** = Yol kenarındaki salınım yerlerini kapsar.

*** = WADA tarafından, 1985/6’daki ve 1996’daki salınımları kapsar. **** = WADA tarafından, 1994’de salınan, 30 adedini kapsar.                                                                                              


SALINAN SAYILAR, YERLEŞİMİ ETKİLEDİ Mİ?

Avustralya’da salınan 43 bok böceği türünden, 20’si, yerleşemedi (Tablo 2).

Yerleşememenin muhtemel nedenleri, şunları kapsamaktadır: (i) yetersiz miktarda salınan kın kanatlılar, (ii) salınım esnasında, elverişsiz koşullarda olan kın kanatlılar, (iii) toprak tipi, doğal yaşam ortamı veya iklim açısından  yetersiz salınım alanlarının seçimi, (iv) salınımdan hemen sonraki yıllardaki veya salınım esnasındaki ikincil hava koşulları (özellikle yağmur), (v) kolonileşme yeteneği bakımından, kın kanatlı türlerinin doğuştan gelen farklılıkları ve (vi) bok böceklerine zararlı veteriner kimyasallarının kullanımı. CSIRO personeli, bu kısıtların epey farkındaydı ve kın kanatlılara, en uygun salınım koşullarının sağlanması için, her türlü çaba gösterdikleri halde, bazı unsurları kontrol edemiyorlardı.

Tablo 2’nin en üstündeki 21 türden, 20’sinin ve altındaki 22 türden, sadece, 3 tanesinin yerleşmiş olması gerçeği, kın kanatlıların sayısının, pek çok türün yerleşme olasılığını etkilemiş olabildiğini göstermektedir.

şük sayıda kın kanatlıların salıverilmesinin nedeni, genellikle, ayrılma (karantina) koşullarında, kın kanatlıların üremesindeki güçlüklerden veya az sayıda yumurtanın, deniz aşırı ithal edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bu her iki unsur, sıra ile, türlerin yaşam tarihi stratejisini yansıtabilir. Düşük üreme oranı ve gelişimsel diyapoz, sayılarını yavaşça artıran ve yavaş dağılan türlerle ilişkilidir. Bu özellikler, yerleşme olasılığını etkilemiş olabilir ve bir arada, doğaya düşük miktarda salınmanın etkisini şiddetlendirebilirler.

Bazı türler için, kesin yetiştirme gereksinimleri, ithal edilme anında bilinmiyordu. Üstelik, zaman zaman, CSIRO yetiştirme odalarındaki iş yükü, son derece yüksekti ve kaynakların, aynı zamanda kullanılan, pek çok türe yayılması gerekiyordu.

Yerleşen 23 türden 20’si için, 8.000’den fazla kın kanatlı, doğaya salınmıştır. Aynı 20 tür için, en azından, 6 salınım yeri kullanılmıştır ve hiç olmazsa, 500 kın kanatlı, 5 ya daha fazla alanda doğaya bırakılmıştır (500, keyfi bir rakam olduğu halde, oldukça büyük salınım sayılarına dair, bir gösterge sağlamaktadır).

Yerleşemeyen 20 türden 19’u için, 8.000’den az kın kanatlı, doğaya bırakılmıştır. Bunların 16’sı için, 4.000’den daha az kın kanatlı salıverilmiştir. 20 türden 18’i için, 6’dan daha az salınım yeri kullanılmış ve 20 türden 19’u için, 500 veya daha fazla kın kanatlı, 5’den az yerde, doğaya salınmıştır.



SÜRPRİZ BAŞARI

Tablo 2’nin alt yarısındaki 3 tür; Copris elphenor, Copris hispanus ve Bubas bison’dur. Bunların her biri için, salınan toplam sayı düşüktü ve salınımlar, sadece, 1-3 alana yapılmıştı. Yukarıda listelenen genellemelere gore, bu üç türün, başarısız olması beklenmiş olabilir.

İki Copris türünün her ikisinin de kuluçka bakımı yapan türler olduğunun belirtilmesi ilginçtir. Yavrunun hayatta kalma oranı böyle türlerde yüksek olduğu için, bu özellik, yerleşme şansını artırmıştır.

Salınan Bubas bison erginlerinin sayıları düşük (toplam 1.613) olmuştur. 1983’te, 527 B. bison ergini, Dardanup’ta doğaya salıverilmiştir. Ancak, o yılın sonlarında, dışkı kabuklarındaki (kozalar) birkaç yüz larva ve pupa, aynı alana gömülmüştür. Bu, şüphesiz, bu alandaki yerleşme şansını artırmıştır. Öyle olsa da, bu türün yerleşmesi, tüm güçlüklere karşın gerçekleşmiştir. Bu, son derece büyük bir şanstır, çünkü yıllar geçtikçe, Bubas bison, Akdeniz iklimi olan alanlarda, şüphesiz, dışkı gömülmesine önemli katkılar yapacaktır.

Kalan türlerin büyük kısmı için, düşük sayılar, neredeyse, tamamen yerleşememelerine katkı yapan bir unsurdur. Copris diversus için yapılmış olduğu gibi (Sayfa 8), iklimsel modelleme, bu türlerin yerleşememelerinde, iklimin de rol oynayıp oynamadığının belirlenmesi için yapılmalıdır.







SÜRPRİZ BAŞARISIZLIKLAR

Copris diversus

Tablo 2’nin üst yarısında yer alan bir tür de, Copris diversus’tur. Salınan kın kanatlıların sayısına (17.775), salınım yerlerinin sayısına (9) ve 500 veya daha fazla kın kanatlının salınma sayısına (9) dayanarak, C. diversus’un yerleşmesi beklenmiş olabilir. Üstelik, C. diversus, kuluçka bakımı yapan bir türdür ve bu özellik de, yerleşme şansını artırmış olabilir.

İklimin, sınırlayıcı bir unsur olup olamadığının belirlenmesi için, salınma sayılarından ziyade, bu türün tahmini dağılımı modellenmiştir. Model, yerel olarak dağıldığı bölgelerin (Kenya, Tanzanya, Somali, Sudan, Madagaskar) iklimine dayandırılmıştır (modelleme ile ilgili detaylar, 10.-12. sayfalarda verilmektedir).

COPRIS DIVERSUS’un TAHMİNİ DAĞILIMI
        (gri gölgeler, uygun alanı göstermektedir, siyah halkalar salınım bölgelerini göstermektedir )
Copris diversus'un tahmini dağılımı



Tüm 19 iklim parametresinin muhafazakar modele dahil edilmesi, Avustralya’nın, biri Queensland’deki Cape York Yarımadası’nın ucunda bulunan; diğeri ise, Kuzey Toprakları’ndaki (NT) Tiwi Adaları’ndaki (yukarıdaki soldaki haritadaki gri gölgelerle gösterilmiştir) 2 küçük alanının, C. diversus için uygun olduğunu göstermiştir. Sadece 4 parametreye (yaz sıcaklığı, kış sıcaklığı, yaz yağışı, kış yağışı) dayalı olan, az sınırlayıcı bir model, yukarıdaki sağdaki haritada gölgeli alanlar ile gösterilmektedir. Salınım alanları, yoğun siyah halkalarla gösterilmektedir. Kuzey Toprakları’nın (NT) kuzeyindeki ve Batı Avustralya’daki birkaç yayılmış alanla birlikte, az sınırlayıcı modeldeki ana uygunluk alanı, uzak kuzey tropik Queensland’dadır. Az sınırlayıcı model tarafından, uygun olarak gösterilen alan içerisinde, sadece, tek bir doğaya salıverme (sağdaki haritada, okla gösterilen Mossman’da) gerçekleşmiştir. Bu suretle, uygun olmayan iklimden ötürü, diğer salınımlarda, muhtemelen, yerleşme şansı düşük olacağından, potansiyel olarak başarılı salınımların sayısı, bire düşmektedir.


Çoğu alanda, iklim, C. diversus’un başarısızlığına katkıda bulunmuş olabilmesine karşın, muhtemelen, halen, 2.000 kın kanatlının salınmış olduğu kuzey Queensland alanında (Mossman), yerleşmemiş olması şaşırtıcıdır. Ancak, sadece, modellere Nossi Be’nin (Madagaskar) eklenmesi, Avustralya’daki herhangi bir uygunluk alanının tahmin edilmesini sağlamıştır. Nossi Be, C. diversus’un tipik yeri olmasına rağmen, türün, oraya, kazara,  dışarıdan getirtildiği düşünülmektedir. Nossi Be, C. diversus’un diğer yayıldığı alanlara göre, çok daha yüksek yağışlı bir alandır ve tahminen, tür için, sınır bir noktadadır. Avustralya’ya gönderilen C. diversus materyali, doğu Kenya’da toplanmıştır ve burası, türün ana dağılım merkezidir. C. diversus’un Kenya’daki, Tanzanya’daki, Somali’deki ve Sudan’daki doğal dağılımına dayalı bir model (gösterilmemiştir), Avustralya’daki herhangi bir alana uymamıştır. Bu suretle, C. diversus’un Avustralya’da yerleşememesi, şimdi, daha iyi anlaşılabilir.


Diğer Türler

Onitis westermanni’nin ve Copris fallaciosus’un yerleşememesi, her bir türden, 6.000 tanesi doğaya salındığı için, hayal kırıklığı yaratmaktadır. C. fallaciosus’un bir bireyi, salınımdan bir yıl sonra bulunmuştur, ancak o tarihten bu yana, hiçbiri kaydedilmemiştir. Halen, zayıf bir yerleşebilmiş olması ve belirlenmeden kalması ihtimali mevcuttur. Copris fallaciosus, kuluçka bakımı yapan bir türdür ve C. hispanus’tan ve C. elphenor’dan daha fazla sayıda doğaya salındığı göz önüne alındığında, yerleşememesi, daha da şaşırtıcıdır. 



AVUSTRALYA’DAKİ BOK BÖCEKLERİNİN YENİDEN DAĞILIMI



YENİDEN DAĞILIM  VERİLERİNİN KAYNAKLARI

Bok böceği yeniden dağılımının birkaç safhası mevcuttur.

x              İlk yeniden dağılımlar, asıl bok böcekleri salınımları dönemi esnasında yapılmıştır (1968-1984). Kın kanatlılar, CSIRO kın kanatlı salınım programının parçası olarak, hasatlanıp yeniden dağıtılmıştır. Bu, ayrılarak yetiştirilmiş kın kanatlıların doğaya salınmasıyla, aynı zamanda meydana geldiği için, kayıtlar, Bölüm 2’deki asıl salınım verileri içerisine dahil edilmiştir.   

x              Yeniden dağılımın ikinci safhası, 1989-1995 yıllarında gerçekleşmiştir. Mandıra Araştırma ve Geliştirme Kurumu (şimdiki adı Mandıra Avustralya); biri, CSIRO tarafından yürütülen, diğeri ise, WADA tarafından idare edilen, her iki projeyi de parasal olarak desteklemiştir. Her ikisinin sonuçları, Bölüm 2’ye dahil edilmektedir. 3,5 milyondan fazla kın kanatlı, bu dönem esnasında, yeniden dağıtılmıştır.

x              1993’ten beri, Soilcam tarafından, önemli yeniden dağılım faaliyeti yüklenilmiştir. Bu yeniden dağılımların yerleri, Bölüm 2’deki haritalara dahil edilmemektedir, ancak geniş yeniden dağılım alanlarına, metinde yer verilmektedir. 18 türün 3.400’den fazla kolonisi, şimdiye kadar, esasen, güneydoğu Avustralya’da olmak üzere, Soilcam tarafından, yeniden dağıtılmıştır. 

x              Bölgesel ve resmi olmayan yeniden dağılım faaliyetleri, özellikle son on yıl esnasında, ara sıra meydana gelmiştir. Bunların özellikle Queensland 2001-2002 Bok Böceği Projesinden ve Yeni Güney Galler’deki (New south Wales) Kuzey Platoları Bok Böceği Ekspresi projesinden gelen bazılarının sonuçları, bu rapora dahil edilmektedir. Ancak, bireylere ve yerel gruplara ait, çoğu yeniden dağılım kayıtları, merkezi veritabanı ile birleştirilmemiştir ve anında ulaşılabilir değildir.      





YERLEŞME NE KADAR SÜRMÜŞTÜR?

Türün doğaya salınmasıyla, bilinen yerleşmesi arasında geçen zamana bakmak konu hakkında fikir vermektedir (Tablo 1) . Bu dönem, sadece, tür belirlenebilir hale gelene kadar geçen zamandan değil, aynı zamanda, araştırma faaliyetinin zamanlamasından ve yoğunluğundan etkilenmektedir. Yerleşen 23 tür için, fark edilen yerleşme süresi; 2 yıldan az (7 tür için), 2-2,9 yıl (7 tür için), 3-3,9 yıl (4 tür için), 4-4,9 yıl (1 tür için), 5-5,9 yıl (1 tür için), 7-7,9 yıl (1 tür için) ve 8-8,9 yıldır (2 tür için). Bunların ortalaması; 3,5 yıl olmuştur.
.

Bu süreler, yeniden dağılımı üstlenecek gruplar için, göz önünde tutulmalıdır. Sadece, türle yeniden karşılaşılması birkaç yıl almaz, aynı zamanda, etkisinin önemli hale gelmesi, birkaç yıl daha alabilir.                         



Mera'da yapılan çalışmalar






AVUSTRALYA’DAKİ BOK BÖCEĞİ DAĞILIMLARININ TAHMİN EDİLMESİ

İKLİMSEL UYGUNLUĞUN MODELLENMESİ

Bir bok böceği türünün dağılımı, pek çok unsur tarafından belirlenir. Bunların arasında önemli olanları, iklim, uygun dışkının mevcudiyeti, toprak tipi, doğal düşmanlar, bitki örtüsü ve doğal yaşam ortamıdır. Bu unsurların etkisi, her bir tür için değişecektir. Ancak, diğer özelliklere bakılmaksızın, bir alandaki iklim uygun değilse, tür, oraya yerleşmez.

şarıdan getirtilerek yerleştirilen bok böceği türleri için, iklimsel olarak uygun alanların tahmin edilmesi için, bu türün asıl bölgesinde oluştuğu iklime dayanarak, her bir türe yönelik bir model geliştirilmiştir. Kullanılan model, DIV-GIS programındaki BIOCLIM olmuştur.
BIOCLIM, şu 5 değişkenin aylık (ya da haftalık) değerlerlerine dayalıdır:
En yüksek sıcaklık
En düşük sıcaklık
Yağmur
Işık
Buharlaşma

Bunlardan, bir dizi biyoiklimsel parametre türevlenmiştir. BIOCLIM (DIVA-GIS’teki), bu parametrelerden 19’unu kapsamaktadır:

1)       Yıllık ortalama sıcaklık
2)       Ortalama aylık sıcaklık dağılımı
3)       Eşsıcaklılık (2/7) (*100)
4)       Sıcaklık mevsimselliği (STD*100)
5)       En sıcak ayın en yüksek sıcaklığı
6)       En soğuk ayın en düşük sıcaklığı
7)       Yıllık sıcaklık dağılımı
8)       En yağışlı çeyreğin ortalama sıcaklığı
9)       En kurak çeyreğin ortalama sıcaklığı
10)     En sıcak çeyreğin ortalama sıcaklığı
11)     En soğuk çeyreğin ortalama sıcaklığı
12)     Yıllık yağış
13)     En yağmurlu ayın yağışı
14)     En kurak ayın yağışı
15)     Yağmur mevsimselliği (CV)
16)     En yağışlı çeyreğin yağışı
17)     En kurak çeyreğin yağışı
18)     En sıcak çeyreğin yağışı
19)     En soğuk çeyreğin yağışı

Tüm biyoiklimsel parametrelerin işin içerisine girmesi, tahmin edilen en sınırlayıcı dağılımı vermektedir. Bu, her bir tür için yürütülen ilk model olmuştur ve raporda, “muhafazakar model” olarak ifade edilen şeyi ortaya koymuştur. Bu parametrelerin çoğunun, kın kanatlının dağılımına etkisi olmayabileceği için, bunların işin içerisine girmesi, bir türün potansiyel dağılımının, olması gerekenden, daha düşük değerde ortaya konmasına neden olabilir.

Az sınırlayıcı model, daha sonra türevlendirilmiştir. Sadece gözlenen dağılıma en uygun olanı sağlayan parameteleri seçme eğiliminden kaçınmak için, kın kanatlı dağılımını, muhtemelen, en çok etkileyecek, önsel olarak nitelendirilen 4 parametrenin seçilmesi benimsenmiştir. Bunlar, en sıcak çeyreğin ortalama sıcaklığı (10. parametre), en soğuk çeyreğin ortalama sıcaklığı (11. parametre), en sıcak çeyreğin yağışı (18. parametre) ve en soğuk çeyreğin yağışı (19. parametre) olmuştur. Son iki parametre, yağmur mevsiminin indeksini ortaya koymuştur. Yıllık yağış (12. parametre), birkaç model içerisine dahil edilmiştir. Her bir model için kullanılan parametreler, Bölüm 2’deki türlerle beraber listelenmektedir.

Bu suretle, modeller, çok geneldir ve her bir türün özel biyolojisine göre biçimlendirilmemiştir. CLIMEX’in imkan sağlayabileceği daha türe özel yaklaşım, daha kesin ve güvenilir modeller ortaya koyabilir. Ancak, bu raporda sunulan modellerin, her bir türün, muhtemel, potansiyel dağılımına iyi bir tahmin oluşturabilmenin ve bu suretle, hangi türlerin, ileri derecede, yeniden dağılım potansiyeli olduğunun, yararlı bir göstergesini ortaya koymasının yanında, böyle yeniden dağılımlar açısından, uygun olabilecek genel alanları da sağladığına inanılmaktadır.     

Özetle, modeller, her bir türün kendi doğal alanındaki dağılımından türevlenmektedir. Bu suretle, bunlar, her bir türün, Avustralya’da gözlenen dağılımından tamamen bağımsızdır.






ANAHTAR İKLİM PARAMETRELERİ

Bok Böcekleri türlerinin uygunluk haritası
Bok böceği dağılımlarının önemli bir belirleyicisi, yağış miktarı ve yağdığı mevsimdir. Önemli mevsimsel yağış bölgeleri, harita (a)da gösterilmektedir. Az sınırlayıcı tahmini dağılım modellerini türevlendirmekte kullanılan, ana iklim parametreleri şunlardır: yıllık toplam yağış (harita b), kış yağmuru (harita c), yaz yağmuru (harita d), ortalama kış sıcaklığı (harita e) ve ortalama yaz sıcaklığı (harita f). Bu sayfadaki haritalar, bu parametrelerin, Avustralya’da nasıl değiştiğini göstermektedir. Hangi iklimsel faktörlerin, her bir türün dağılımını sınırlayabildiğinin belirlenmesine yardım etmek üzere, haritalar, gözlenen dağılım haritalarıyla (Bölüm 2) karşılaştırılabilir.







İKLİM MODELLERİNİN SINIRLAMALARI

Herhangi bir modellemeye ilişkin olarak, modellerin niteliği, sadece, içlerine yerleştirilen verilerin niteliği kadar iyidir. Kullanılan iklim verileri, türün doğal yayılımında kaydedildiği yerlerden sağlanmaktadır. Yer kayıtları, ya doğrudan bu kayıtların (özellikle Adrian Davis, Alan Kirk ve CSIRO arşivlerindeki kayıtlar) toplayıcılarından ya da doğrudan yayınlanmış eserlerden toplanmıştır. Özel bir ülkede, aynı isimde birden fazla yer bulunduğunda ya da gerçekte, böcek, özel bir yerleşim yerinden birkaç kilometre uzaktan toplandığında, bir tür etiketi, burayı gösterdiğinde hatalar meydana gelebilir. BIOCLIM modellemesi, uygun iklimin bir çerçeve içerisine alınmasına dayalı olduğu için, düzenleyen kişi, onu çarpıtabilir. Bu rapor için oluşturulan modeller, bu nedenle, ilk tahmin olarak kullanılmalıdır. Dağılım verilerinin niteliğinin daha detaylı modellenmesi ve dikkatli tayini; özel bir yeniden dağılım projesine, ciddi biçimde, yatırım yapmadan evvel üstlenilmelidir.           


Benzer biçimde, “az sınırlayıcı” modellerin türevlendirilmesinde kullanılan parametreler, istenmeyen meyillerin ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla, tüm türlere uygulanabilen temel bir model sağlanması için seçilmiştir. Daha detaylı iklim gereksinimlerinin, bir tür için belli olduğu durumlarda, modeller, bu bilginin bütünleştirilmesi için, yeniden uygulanabilir. Ayrıca, biyolojik özelliklerin, modelin geliştirilmesiyle bütünleştirilmesini sağlayan bir program olan CLIMEX kullanılarak, tahmini dağılımların modellenmesi de yerinde olacaktır.

TAHMİNİ DAĞILIMLARDAKİ ANORMALLİK



Bir tür için, Batı Avustralya’nın güneybatısını uygun olarak gösteren, Bölüm 2’deki tahmini dağılımların çoğu, Denmark’tan Perth’in kuzeyine uzanan sahil şeridini kapsamamaktadır. Bu sayfanın sağ üst bölümündeki haritada, bunun bir örneği görülebilir. Batı Avustralya’nın bu güney bölümünün, modellerde ortaya çıkmamasının nedeninin anlaşılmasına yönelik bir girişimde, dağılımı, sadece, bu bölge ile sınırlı olduğu varsayılan bir böcek, böyle bir durumun, dünyada, başka nerede görüldüğünün belirlenmesi için modellenmiştir. Modelde kullanılan yerler, soldaki Batı Avustralya haritasında (gri halkalar) gösterilmektedir. 19 parametrenin tümünü içeren “muhafazakar model”e, Güney Afrika’daki Stellenbosch/Paarl çevresindeki dar bir alan haricinde, dünyada, uyan başka bir yer olmamıştır. Ortalama yaz sıcaklığını, ortalama kış sıcaklığını, yaz yağışını ve kış yağışını içermekte olan “az sınırlayıcı model”e ise, Akdeniz havzasındaki birkaç dar alan (kuzey Afrika, İtalya, Yunanistan) ile güneybatı Güney Afrika’daki küçük bir alan uymaktadır. Batı Avustralya’nın güneybatı sahiline gerçek anlamda uyan tek alan, orta Portekiz’de (sağdaki haritadaki gri gölgeli yerler) bulunmuştur.

Denmark'tan Perth'e
uzanan sahil şeridindeki bok
böceklerinin dağılım modeli
Bok Böceğine
yönelik, iklim
modellemesi
açısından, Batı
Avustralya'nın
güneybatı sahiline
uyan Portekiz'deki
alanlar.
Avrupa kökenli türlerin modellerinin herhangi birinde Batı Avustralya’nın güneybatı köşesinin gösterilmemesinin nedeni, bu gözden geçirmeye, orta Portekiz’deki bok böceklerinin hiçbir yayınlanmış kaydının eklenmemiş olması ya da İber Yarımadasının CSIRO araştırmalarına, alanın dahil edilmemiş olmasıdır. Orada, hangi türlerin bulunduğu, henüz bilinmemektedir.           

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder