Bu Blogda Ara

16 Nisan 2011 Cumartesi

IŞIK SEMBOLÜ OLARAK BOK BÖCEĞİ

Eski Mısır Gizemlerinin Yeni Üyeleri'ne, bazen, "bok böcekleri" deniliyordu. Bok böceği; güneşin temsilcisi olup ışığı, gerçeği ve yeniden doğuşu simgeliyordu.

Bok böceği, insan aklının şimdiye kadar tasarladığı, en olağanüstü simgesel figürdür. Tuhaf alışkanlıklarından ve görünümünden dolayı,  güneşin efendisi olması yönüyle, uygun biçimde, bedenin gücünü, ruhun yeniden dirilişini ve Ölümsüz ve Çetrefil Yaratıcı'yı simgeliyordu. E. A. Wallis Budge, aslında, Mısırlılar'ın bok böceği ibadeti hakkında şunu söylemektedir:

"İlkel devirlerde tutulan bir başka görüş, gökyüzünün; dev bir kın kanatlının, önündeki güneş diskini iterek, üzerinde ağır ağır yürüdüğü dev bir mera olduğudur. Bu kın kanatlı, Gök tanrısıydı ve yumurtalarını içerdiğine inanılan bir topağı, arka ayaklarıyla yuvarladığı gözlemlenmiş olan kın kanatlının (Scarabaeus sacer) örneğini gerekçe göstererek; ilk Mısırlılar, Gök tanrısının topağının, yumurtasını içerdiğine ve güneşin, onun yavrusu olduğuna inanıyorlardı. Ancak, saygın böcek bilimcisi J. H. Fabre'nin araştırmaları sayesinde, bugün, Scarabaeus sacer'in yuvarladığı topağında yumurtalarının bulunmadığını; ancak bunun, dikkatli bir şekilde hazırlanmış yere bıraktığı yumurtası için, gıda işlevi görecek dışkı olduğunu biliyoruz.



Güneş tanrısı Ra'nın 3 yönü vardı. Evrenin yaratıcısı olarak, bok böceğinin kafası olarak simgelenmişti ve ruhun yeniden dirilişini ve ölümlü sürenin sonundaki yeni bir hayatı gösteren, "Khepera" olarak isimlendiriliyordu. Mısırlı cesetlerin mumya örtüleri, neredeyse hep, bok böcekleriyle süslenmiştir. Genellikle, kın kanatlılardan biri, serilmiş kanatlarıyla birlikte, doğrudan, cesedin göğsü üzerindeki mumya örtüsünde boyanmıştır. Küçük taş bok böceklerinden böylesine yüksek miktarda bulunması, bunların, Mısırlıların gözde bir süs kalemi olduklarını göstermektedir. Güneşle ilişkisinden dolayı, bok böceği, insan doğasının ilahi tarafını simgelemiştir. Güzel kanatlarının, şeffaf kabuğunun altında saklanması gerçeği, dünyevi kının altında gizlenmiş, kanatlı insan ruhunun tipik bir örneği olmuştur. Bu hayvanların, tamamının, erkek olduğuna ve bunun sonucu olarak, erkekliğin, güçlülüğün ve cesurluğun uygun belirtkeleri (amblemleri) olduğuna inanıldığından, Mısırlı askerlere, özel bir simge olarak, bok böceği veriliyordu.      


Plutarkhos, böceğin yüzünün zıt yöne bakmasına rağmen, bok böceğinin, tuhaf dışkı topağını, geriye doğru yuvarladığı gerçeğini belirtmiştir. Görünüşte, ters yönde hareket etmesine rağmen, bu küre (Mısır gök bilimine göre), batıdan doğuya doğru yuvarlandığı için; bu, kendisini, özellikle güneşe uygun bir simge haline getirmiştir. Bir Mısır alegorisi ("yerine"si), güneşin doğuşunu, bedeninin - güneş küresinin- her bir kenarında, parlak renklerde uzanmakta olan, kanatlarını açan bok böceğinin yarattığını ve kendisinin, güneşin batımında,  kanatlarını, koyu kabuğunun altında büktüğünde, gece olduğunu ifade etmektedir. Ra'nın bok böceği başlı yönü olan Khepera, çoğunlukla, "Güneş Kayığı" olarak adlandırılan, harika bir gemide, gökyüzünde süzülerek giderken simgelenmektedir.


Not: Bu makalenin kaynağı: "Manly P. Hall; The Secret Teachings of All Ages (s. 267-268)".


Kaynak: Işık Sembolü Olarak Bok Böceği

Çeviren: Yalçın Ceylanoğlu

Her Hakkı Mahfuzdur.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder