Bu Blogda Ara

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Küçük Bok Böceği Büyük Yırtıcıdır


Eskiden besin zincirinin en sonunda yer alıyordu fakat şimdi yeniden ısırıyor.

Vahşi bir bok böceği türü, kendisinin 10 misli büyüklüğündeki kırkayağa saldırıp yerken görüntülendi.

D. valgum artık dışkı ile beslenmiyor. Bunun yerine, gece harekete geçen avcı, canlı avını zırhlı dişleriyle parçalamayı ve içindekileri yemeyi tercih ediyor.

Royal Society dergisindeki ABD'li bir uzman, bunun etçile dönüşen nadir bir leşçil tür örneği olduğunu belirtiyor.

Bok böcekleri (Scarabaeidae), yırtıcı yetenekleri ile tanınmıyorlar.

Topak haline getirip arka bacaklarıyla yuvarladıkları taze hayvan dışkısı ile besleniyorlar.

Ancak, Deltochilum valgum türünün kendisinin birkaç katı büyüklüğündeki kırkayakla boğuştuğu anlaşıldığında, Princeton Üniversitesi'nden Dr. Trond Larsen, gerçekten canlı ile beslenip beslenmediklerini bulmaya karar verdi.

Yeniden Isırıyor

Peru yağmur ormanlarında çalışan ekibi, böcekleri teşvik etmek amacıyla değişik muameleleri içeren 100'den fazla tuzak kurdu.

D. valgum'un özellikle kırkayakla beslendiğini ve yaralı ama canlı avları tercih ettiğini buldular.

Kızılötesi kameralar kullanarak, bir ergin böceğin yaralı bir kırkayağa saldırarak öldürdüğünü ve vücut zırhıyla parçalayarak büyüklüğünü azalttığını filme çektiler.

Biology Letters dergisinde, sıcak bölgeler ekologu Dr. Larsen, "bu, dikkate değer bir değişimdir", diye yazdı ve şunu ekledi:

"Dışkıyla beslenen türlerle yakın akraba olmasına rağmen, D. valgum topak yuvarlama davranışını tamamen değiştirdi. Bu, zorunlulukta oluşan bok böceği türünün ilk bilinen örneğidir."

Etçil böcekler, kendilerinden çok daha büyük olan avlarına saldırıp öldürmek için silah olarak dışkıdan ve leşten bakteri çıkaran kuzenleriyle aynı ağız organlarını kullanmaktadır.

Gözlem odalarına konulduğunda, böcekler kırkayağın vücudunu orta ve arka ayakları ile kavrayarak saldırılara başladılar.

Kırkayaklar, 110 mm uzunluğa ulaşabilir, sadece 7-8 mm genişliğindeki böceklerin kavramalarına direnmek için kıvrılarak ya da onların vücutlarını döverek tepki gösterdiler.

Dövmelerin azalmasını bekledikten sonra, böcekler zırhlı dişlerini vücut bölütleri arasına sokar ve ön dişleriyle keserken aynı anda yukarı kaldırır.

Dr. Larsen, " izlediğimiz bir öldürme sırasında, böceğin yukarıya kaldırma gücü kırkayağın başını vücudundan ayırdı.", diye belirtti.

Dev Bir Sıçrama

Ekip, buluşlarının bir türün fizyolojisindeki ufak değişimlerin bile davranışlarında dev bir sıçramaya neden olduğunu gösterdiğini söylemektedir. Böceklerin hiç dışkı topaklarını yuvarladıkları görülmedi. Bunun yerine, öldürülen kırkayağı güvenli bir yere sürükleyip yemeye başlamak için güçlü arka ayaklarını kullandılar.

Bok böceklerinin başları, genellikle dışkı topaklarını yuvarlamak için bir kürek gibi düz ve geniştir ancak D. valgum, kırkayağın doğrudan vücudunun içerisine girip içindekilerle beslenmesi için dar ve sivri bir başa sahiptir.

Ayrıca daha keskin dişleri olup bunları vücudu kaldırıp açmak ve onu ufak parçalara ayırmakta kullanır.

Ancak yiyeceklerini gömen çoğu bok böceği türünün aksine, ölü kırkayaktan geriye kalanlar yumuşak iç dokusundan tamamen temizlenmiş halde yaprakların altına bırakılarak terk edilmiştir.

Makalenin yazarlarından biri olan Blue Moon Fund'dan (Mavi Ay Fonu) Dr. Adrian Forsyth, "bu, büyük bir sıçramaya -leşçilden avcıya- benzemektedir ancak asıl önemli olan A'dan Z'ye bunu nasıl gerçekleştirdi?", diye belirtmiş ve şunu eklemiştir:

"Biz, pek çok bok böceğinin kuvvetli siyanürce zengin kokuları ile fark edilen ölü böceklere ilgisi olduğunu biliyorduk. Şimdi ise, bunu hiç bekleyemeyen bir tür buluyoruz. Bu, "ölü ya da diri fark etmez, onu yiyeceğim" diyen bir türdür. Bu, etçil olmak için açıkça büyük bir adım atılabileceğine güzel bir örnektir."

Bilim adamları, bu alışılmamış evrimsel değişikliğe besin için yüksek rekabetin neden olduğuna inanmaktadırlar.

Bok böcekleri, hem tür içerisinde hem de türler arasında kaynaklar için şiddetli rekabete maruz kalmaktadır.

Erginlerin dışkı topaklarını rakiplerinden birbirlerini iterek ve takip ederek saldırganca savundukları gözlenmiştir.

Aynı davranış, kırkayakları yakalayan böceklerde de görülmüştür.

Araştırmacılar, çarpıcı evrimsel sıçramanın pek çok farklı tipte böceğin bir arada bulunmalarını açıklamakta yardımcı olabileceğini söylemektedir.

Dr. Forsyth, "düşündüğümüzün istisna olmaktan çok sadece başka bir şeye dönüşen bok böceği olmasını şaşırtıcı buluyorum", diye belirtmiştir.

Lezzet Testi

Bununla birlikte; bu, bok böceğinin isminin ifade ettiğinden daha gelişmiş olduğunu ortaya koyan ilk örnek değildir.

2006'da Kuveyt'li araştırmacılar, bok böceklerinin yemeğini seçen canlılardan olduklarını gösteren çalışmalarıyla Ig Nobel Ödülü'nü aldılar.

Üç otçul hayvanın (at, deve ve koyun) dışkısı verildiğinde, böcekler diğerlerine göre daha sulu olan at dışkısını tercih etmiştir.

Bunun yanında, Afrika bok böceği, ay ışığını kullanarak hareket ettiği bulunan ilk hayvan olup bu şekilde kendi yönünü bulur ve dışkı yuvarlarken rakiplerinden hızla uzaklaşıp güvenli bir yere saklanır.

Bu nedenle, pek çok şakanın hedefi olabilmelerine rağmen yeteneklerini küçümsemek aptalcadır.

Haber Kaynağı: http://news.bbc.co.uk/2/hi/science/nature/7840404.stm

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder