Bu Blogda Ara

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Bok Böceklerinin Besin Durumu Kötüleşiyor


Güney Afrika'daki fil miktarına ilişkin yeni bir çalışmaya göre, insanlar ve filler bok böceği ortamlarını böceklerin besinini ve barınağını hem gerçekte hem de sembolik olarak kötüleştirecek derecede bozmuştur.

Biological Conservation dergisinde yayınlanan çalışma, belli türlerin korunduğu doğal kaynakların diğer doğal canlılara zarar verebildiğini göstermektedir. Ayrıca, insan faaliyetlerinin ekosistemleri bozabildiğine dair büyük miktarda kanıt da sağlamaktadır.

Bilim adamları, güney Mozambik'teki ve Güney Afrika'daki Maputaland Endemizm Merkezi'ndeki bok böceği populasyonlarını incelediler. İnsan yerleşimi olan bölgelerde, bok böceği tür çeşitliliği, ortamdaki dışkı sadece insan, çiftlik hayvanları ve diğer birkaç ait olduğundan azaldı.

Çalışmada yer alan Melodie McGeoch, "farklı bok böceği türleri, değişik tip ya da kalitedeki dışkıları tercih etmektedir.", diye açıkladı ve şunu ekledi: "Örneğin, bazıları sulu dışkı yerine kuru olanını, ince dışkı yerine kaba yapılı olanını, farklı lif içerikli olanını ya da farklı büyüklükteki dışkı yataklarını tercih etmektedir. Bok böceği topluluğunun çeşitliliğini sürdürmek için, dışkı tiplerinin farklılıklarının sürdürülmesi zorunludur. "

Güney Afrika'nın Stellenbosch Üniversitesi'nde Entomoloji ve Koruyucu Ekoloji Bölümü'nde doçent olan McGeoch, Tembe Fil Parkı'ndaki bok böceklerinin besininde çeşitlilik olmadığını ifade etti. Araştırmacılara göre, filler önceden daha gölgeli, türce zengin kum ormanı ortamını karışık bir ağaç topluluğuna dönüştürmektedir.

McGeoch, Discovery News'e "kum ormanlarında (sıcak bölge, kurak ormanların nadir bir tipi) bulunan gölge seven bok böceği türleri, filler kum ortamını açıp tahrip ettiğinde yok olacak", diye açıkladı.

Bok böceklerinin ekosistemlerde dışkıyı parçalayıp ortadan kaldırarak, besin çevrimine katkıda bulunarak, toprağı havalandırarak ve dışkıda gömülü olan tohumları çimlenebilecekleri toprağa gömerek önemli bir rol oynadığını da ekledi.

Londra'daki Queen Mary College Üniversitesi'nde araştırmacı olan Robert Knell ise bunu Discovery News'e söylediği şu açıklamayla onaylamıştır: " Açıkça, bok böcekleri pek çok ekosistemde son derece önemlidir. Dışkının toprağa taşınması, her türlü iyi etkiyi yapmaktadır."

Knell ve meslektaşı Joanne Pomfret de bok böceklerini incelemiş ancak belirli bir türü olan Euoniticellus intermedius'ta gelişen boynuza odaklanmışlardır.

Erkekler, uzantıyı dişi eşlerini kavramak ve kavga etmek için kullanmaktadır. Dişiler tarafından kazılmış yeraltı tünellerinde erkekler arasında kaçınılmaz güreş mücadeleleri gerçekleşmektedir. Mücadeleler sırasında, erkekler boynuzlarıyla kancalamakta ve birbirlerini arzuladıkları dişinin tünelinden atmaya çalışmaktadırlar.

Knell ve Pomfret, boynuz büyüklüğünün büyük erkekler için küçüklerden daha önemli olduğunu ancak en büyük boynuzlu böceğin genellikle kazandığını belirlemiştir. Eldeki bulgular, Animal Behaviour dergisinde yayınlanmıştır.

Knell, " En büyük boynuza sahip erkeklerin kazanmasının sebebi, boynuzların kavga cesaretinin işareti görevini yapmasından ve rakip erkeklerin kaybeceğini bilmesinden; büyük boynuzların gerçekten kavgada daha etkili bir silah olarak işlev görmesinden kaynaklanabilir, ya da bu iki faktörün birleşmesi büyük boynuzlu erkeklerin kavgayı kazanmalarına neden olabilir.", diye belirtmiştir.

Hem kendisi hem de McGeoch, insanların bok böceğinin yaşadığı yerlerde doğal ortamları daha iyi idare edeceklerini ummaktadır.

McGeoch, "İnsanlar olarak, bizler vahşi yaşamı nispeten küçük, çitlerle çevrilmiş alanlara dönüştürerek, kendimizi bu zor duruma düşürdük. Sonuç olarak, kalan az sayıdaki korunmuş alanlarda mümkün olan en fazla biyoçeşitliliğin korunması için aktif ve çoğunlukla sert idari karar lar alınmalıdır.", diye açıklamıştır.

Kaynak: http://dsc.discovery.com/news/2006/05/02/dungbeetle_ani.html?category=animals&guid=20060502032641&dcitc=w19

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder